![]() |
||||||||||||
The latest forestry situation of Göcek according to 2000 year is like below; Productive Forest : 10 502 30 Hectare The highest point is Dikmentepe with 1087m high which is under control of Göcek Forest Administrating Section. The lowest are is surrounded by Mediterranean Sea. There are mostly pine, pistachio pine, oak, alder, and plane tree, eucalyptus and Günlük trees in the forest. Seflik sinirlari içinde görülen agaççiklar ise; sandal, mersin, akçakesme, pirnal mesesi, yabani zeytin, tespih, keçiboynuzu, zakkum, melengiç ve defnedir.
Seflik sinirlari içinde bulunan flora türleri; bögürtlen, sarmasik, laden, çayir otu, kekik ve ada çayidir. Isletme Sefliginin Ormanlari; Kizilçam Isletme Sinifi, Özel Çevre Koruma ve Turizm Isletme Sinifi ve Dogayi Koruma Isletme Sinifi olmak üzere üç isletme sinifinin ana ilkelerine göre isletilmekte ve ormana bakim yapilmaktadir. Ormanlık alanların işletme sınıflarına göre dağılımı ise; Kızılçam İşletme Sınıfı : 2.321.40 Hektar TOPLAM : 10.502.30 Hektar
Bu köylerden İnlice, Gökçeovacık ve Karacaören köylerinde köylülerin kurdukları Sınırlı Sorumlu Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi kurulmuş, ormanda kesim işlerinde bu kooperatiflere üye kişiler çalışmakta ve gelir elde etmektedirler. Göcek Şefliği sınırları içinde 2006 yılında altı adet orman yangını meydana gelmiş olup, bu yangınlar nedeniyle 2,6 hektar ormanlık alan zarar görmüştür. Bu alanlar 2006 yılı sonbaharında kızılçam tohumu ekimi yapılmak sureti ile ağaçlandırılmıştır. (Bu sahalar taşlık olduğu için teras yapmak mümkün olmadığından tohum ekilmiştir.) Göcek Orman İşletme Şefliği’nde 618.000 hektar bozuk ve yaşlı orman gençleştirme programına alınmış ve gençleştirilmesi devam etmektedir. Bu gençleştirme işlemi yapılan plan dahilinde 2009 yılında bitirilecektir. Seflik dahilindeki köylerin orman sinirlamasi 1945 yilinda yapilmis ve daha sonraki senelerde 2/B çalismalari yapilmistir.
Isletme sefligimizde bir adet Orman Toplu Koruma Ekibi vardir. Burada iki Orman Muhafaza Memuru ve yirmi bes tane geçici isçi ile bir tane soför görev yapmaktadir. Kaynak: Mehmet Köse (Göcek Orman İşletme Şefi) CURATIVE HERBS Lokman Hekim’in “Her derdin devası tabiat anadadır.” Sözü, bitkilerin ne kadar yararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Tıp dünyasında her geçen gün, nice dermansız hastalıkların çarelerini, umulmadık bir bitki türünden elde edilen olağanüstü ilaçlarla bulduklarını hepimiz bilmekteyiz. Yöremizde de çok eskiden beri çeşitli bitki, yaprak, kök, çiçek, kabuk ve meyvelerinden birçok ilaçlar yapılmakta ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Halk arasında “kocakarı ilaçları” denilen bu ilaçların insanlara tatbiki “sargı, yakı, merhem, içme ve çiğneme” yoluyla olur. Ancak bu ilaçlar ve tedavide kullanımı her önüne gelen tarafından yapılmaz. Genelde yörede temiz, saygın, okur-yazar ve bilinçli olarak tanınan kişilerce yapılıp uygulanır. Yöremizde bulunan şifalı bitkiler ve iyi geldiği hastalıklar: Karahan çiçeği ve kökü Mide hastalığına Halk arasında şifalı bitkilerin yanı sıra “sevilmeyen ve uğursuz sayılan bitkiler” de vardır. Bunların tarlada yetişmesi, dokunulması, yenilmesi, zehirli olması ve uğursuzluk getirmesi gibi nedenlerden dolayı “kötü bitki” olarak bilinir. Sarmaşık, pıtrak, kaynaşık, ayrık, sütleğen, yılan bıçağı, ziğircik, karaot, delice, deve dikeni, domuz topalağı, yabani mantar ve bağla önemlileridir. Adı geçen bitkiler gerek içinde bulunduğu ekili–dikili alanı etkilemesi, gerek hayvanları zehirlemesi, gerekse toprağın verimini düşürmesi gibi olumsuz ve zararlı yönlerinden dolayı sevilmez. MASTERS OF THE FOREST Sözü ormanlarımıza getireceğim. Orman, bir yurdun hem süsü hem de gücüdür. Onlara her ne suretle olursa olsun kastedenler cehennemin baş elemanları olacakları bir gerçektir. Yöremiz bir orman bölgesi. Aklımıza gelen her türlü bitkinin kardeşçe büyüdüğü, özgürce yaşadığı zengin bir alana sahibiz. Bu alan içinde yaşam sürdüren öbek öbek köyler kurulmuştur. Ormanla iç içe bir ömür boyu yaşamışlar ve hala yaşamaktadırlar. Kuruyanından odun ve alet – edevat, kırılan dallarından hayvanlarına yiyecek, çiçek-kök ve burçlarından ilaçlar yaparlar. Birbirlerine türkü söylerler, ağıt yakarlar. Birbirlerini kardeş gibi korurlar. Ne yakarlar, ne de acımasızca keserler. Ormanlar, daha aktif olan insanların evlatlarıdır. İnsan evladını hiç keser mi? Yanan bunca ormanların, kesilen tüm ağaçların sorumlusu biz köylüler asla ve asla olamayız. Ben, Yüce Atatürk’ün o anlamlı sözüne şunu eklemek istiyorum. “Köylü milletin ve ormanın efendisidir” Kaynak: Sait DEMİR |
|
|||||||||||
|
||||||||||||